TÜRKİYE’NİN 44 YILLIK SPOR HAFIZASI:TSA

Türkiye’nin ilk günlük spor haberleri ajansı Türk Spor Ajansı, 7 Ekim 1982’de başlayan yayın yolculuğunda 44 yılı geride bıraktı. Erdoğan Arıpınar’ın kurduğu TSA, Babıali’ye teksir makinesiyle ulaştırılan bültenlerden dijital yayıncılığa uzanan yolculuğunda, Türk sporuna hizmet ederken birçok gazetecinin yetiştiği bir okul ve ekol oldu.

İSTANBUL (TSA)- Türk spor basınının yaşayan hafızalarından Türk Spor Ajansı, kuruluşunun 44. yıl dönümünü kutluyor. Spor basınının duayen isimlerinden Gazeteci Ahmet Erdoğan Arıpınar tarafından 1982 yılında kurulan ve ilk bültenini 7 Ekim 1982 tarihinde yayımlayan Türk Spor Ajansı, aradan geçen 44 yılda Türk sporuna haber, bilgi ve belge desteği sunmayı aralıksız sürdürdü. Kuruluş yıllarında günlük bültenleri teksir makinesiyle çoğaltılarak Cağaloğlu’ndaki Babıali gazetelerine ulaştırılan Türk Spor Ajansı, değişen teknoloji ve medya düzenine ayak uydurarak bugün dijital ortamda yayın hayatını sürdürüyor. TSA yalnızca haber üreten bir ajans olmadı. Düzenlediği spor panelleri, yarışmalar ve organizasyonlarla gündem oluştururken, kapısından geçen genç gazetecilere de mesleğin mutfağında yetişme fırsatı verdi. Ajansın çatısı altında deneyim kazanan çok sayıda gazeteci daha sonra Türk medyasının önemli kuruluşlarında görev üstlendi.

ARIPINAR: TANRI YOLUMUZU AÇIK ETSİN

Türk Spor Ajansı’nın kurucusu ve Türk spor basınının duayen ismi Ahmet Erdoğan Arıpınar, TSA’nın 44. kuruluş yıl dönümünde geçmişten bugüne ajansa emek verenlere vefa mesajı gönderdi. Arıpınar, 44 yıllık yolculuğu değerlendirirken şu ifadeleri kullandı: “Türk Spor Ajansı’nın 44. kuruluş yıl dönümünü büyük bir mutluluk ve gururla kutluyorum. Bugün ülkemize hizmet veren bütün basın kuruluşlarını ayakta tutan meslektaşlarımıza sağlık ve uzun ömürler diliyorum. Aramızdan ayrılan, mesleğimize emek vermiş değerli üstatlarımızı sevgi, rahmet ve saygıyla anıyorum.
Türk Spor Ajansı’na kuruluşundan bugüne kadar emek veren ve bugün aramızda olan bütün arkadaşlarıma uzun ve sağlıklı ömürler; ebediyete uğurladıklarımıza rahmet diliyorum.
44 yıl boyunca olduğu gibi bundan sonra da ülkemize ve Türk sporuna doğru, dürüst ve ilkeli habercilik anlayışıyla hizmet etmeyi sürdürelim. Tanrı yolumuzu açık etsin.”

YILMAZ: HEM FAKÜLTEYİ BİTİRDİM, HEM DOKTORAMI YAPTIM

Dönemin 1,5 milyon tirajlı gazetesi Günaydın’dan Türk Spor Ajansı’na geçen; muhabirlikten genel müdürlüğe kadar ajansın hemen her kademesinde görev yapan ve bugün Yazı İşleri Müdürü olarak 38 yıldır TSA’ya hizmet veren Remzi Yılmaz, ajansın kendisi için bir iş yerinden çok daha fazlası olduğunu söyledi.
Yılmaz, 44 yıllık yolculuğun kendisindeki karşılığını şöyle anlattı: “Gazeteciliğe alaylı olarak Günaydın Gazetesi’nde başladım. Türk Spor Ajansı’na geldiğimde ise benim için bambaşka bir eğitim dönemi başladı. Ben hep şunu söylüyorum: İletişim fakültesini de doktorayı da Türk Spor Ajansı’nda yaptım. Burada yalnızca haber yazmayı, haberi görmeyi veya gazeteciliğin teknik tarafını öğrenmedim. Erdoğan Arıpınar’dan mesleğe nasıl bakılması gerektiğini, sporun yalnızca skor ve sonuçtan ibaret olmadığını, gazeteciliğin sorumluluk, güven ve vefa gerektirdiğini öğrendim.
TSA’da çalışırken İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Bölümü’ndeki eğitimime devam ettim. Ardından Marmara Üniversitesi’nde ve İngiltere’de Hilderstone College’da İngilizce eğitimi aldım. Ajansın bana sunduğu çalışma ortamı ve kişisel gelişim olanakları, mesleki yaşamımın şekillenmesinde çok önemli rol oynadı.
Bugün Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu Başkanlığı görevini yürütüyorsam, bunun temelinde de burada kazandığım mesleki birikimin ve değerli hocam Erdoğan Arıpınar’dan aldığım birebir, uygulamalı eğitimin çok büyük payı vardır.
38 yıldır aynı kapıdan içeri girmenin ne anlama geldiğini birkaç cümleyle anlatmak kolay değil. Türk Spor Ajansı benim için yalnızca çalıştığım kurum değil; hayatımın çok büyük bir bölümüne tanıklık etmiş, beni yetiştirmiş ve kimliğimin bir parçası olmuş bir meslek yuvasıdır.
Bu ajansın suyunu içen pek çok insan Türk medyasında çok önemli görevlere geldi. Bugün aramızda olmayan büyüklerimizi ve çalışma arkadaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyorum. Hayatta olanlara sağlık ve uzun ömürler diliyor; adını burada tek tek anamadığımız bütün TSA emekçilerine sevgi, saygı ve selamlarımı gönderiyorum.
44 yılı geride bırakan Türk Spor Ajansı’nın daha nice yıllar Türk sporuna ve Türk basınına hizmet etmesini diliyorum. İyi ki TSA var, iyi ki bu büyük ailenin bir parçası oldum.”

SAKARYA: FAKÜLTELERİN ÇOK ÜSTÜNDE BİR OKUL VE EKOL

Soldan: Hüseyin Sakarya, Ufuk Tuncaelli, Oturanlar: Işıl Alakuş, Yıldız Yılmaz, Songül Gülhan

Bir dönem Türk Spor Ajansı’nın temel taşlarından biri haline gelen ve uzun yıllar ajansa hizmet eden deneyimli gazeteci Hüseyin Sakarya da TSA’nın meslek yaşamındaki yerini şu sözlerle anlattı: “Ülke ve dünya sporuna başta Fair Play, sponsorluk ve ödüllendirme olmak üzere pek çok değer katan, yetenek avcısı Erdoğan Arıpınar’ın çağrısıyla 1988 yılında katıldığım Türk Spor Ajansı’nda gazetecilik kariyerim adına büyük deneyimler kazandım.
Cem Atabeyoğlu, Nurhan Aydın, İsmet Gümüşdere gibi spor basınının duayen isimlerinin proje üretim merkezi olarak kullandığı büroda şekillenen fikirler ufkumu açtı.
Başta futbol olmak üzere basketbol, voleybol ve Türk spor teşkilatının bünyesinde bulunan olimpik sporlar için TSA’nın büyük emekle düzenlediği yarışmalarda, spor basınına damga vurmuş isimlerin yanı sıra geleceğin genç yetenekleriyle uzun süre aynı havayı soludum.
Erdoğan Arıpınar’ın çalışanlarına sağladığı editoryal zenginliği; Sabah Spor, Fotomaç, Posta, Radikal ve Fanatik gazetelerinde çalıştığım yıllarda mesleğe yeni başlamış arkadaşlarıma aktarma olanağı buldum.
Kısacası, iletişim fakültelerinin çok çok üstünde bir okul ve ekol olan Türk Spor Ajansı sadece beni değil, günümüzde mesleğinde zirveye ulaşmış pek çok ismi spor basınına kazandırdı. Dış destek görmeden, zor bir iklimde sessiz sedasız 44 yıldır ayakta kalmayı başaran Türk Spor Ajansı’nın yeni yaşı kutlu olsun.”

TÜRK SPOR AJANSI’NIN ALAYLI ORDUSU

Türk Spor Ajansı’nın 44 yıllık tarihinde yüzlerce insanın yolu ajanstan geçti. Kimi kuruluşuna ve yönetimine katkı sundu, kimi yıllarca haber peşinde koştu, kimi ise mesleğin ilk derslerini burada aldıktan sonra Türk basınının farklı kuruluşlarında önemli görevlere geldi.
İşte TSA’nın hafızasında iz bırakan isimlerden bazıları:
Erdoğan Arıpınar, Fatoş Arıpınar, Emin Olcay, Tuncer Cebecioğlu, Ayhan Yarkın, Ömer Arkın, Sezai Paker, Remzi Yılmaz, Hüseyin Sakarya, Haldun Domaç, Hamit Turhan, Kerem Atabeyoğlu, Ümit Çağman, Rahman Sağıroğlu, Süleyman Kara, Ahmet Bilici, Düşvar İyiiş, Altan Tanman, Ufuk Tuncaelli, Ertuğ Tuncaelli, Işıl Alakuş Kavaklı, Kemalettin Bulamacı, Can Akbulutlu, Yıldız Yılmaz, Kaniye Gülenay, Mehmet Serdar ve Songül Gülhan.
Bu isimlerin yanı sıra farklı dönemlerde Türk Spor Ajansı çatısı altında çalışan ve ajansın bugünlere ulaşmasında emeği bulunan çok sayıda gazeteci ve basın emekçisi de TSA’nın 44 yıllık tarihinin ayrılmaz bir parçası oldu.

44 YILDIR AYNI HEDEF: SPORA VE BASINA HİZMET

Teksir makinesinden bilgisayara, Babıali’de elden dağıtılan bültenlerden internet üzerinden dünyanın her noktasına ulaşabilen haberlere… Teknoloji değişti, gazetecilik değişti, spor dünyası değişti; Türk Spor Ajansı’nın temel hedefi değişmedi. 7 Ekim 1982’de başlayan yolculuğunu tarafsız, güvenilir ve spor odaklı habercilik anlayışıyla sürdüren Türk Spor Ajansı, 44 yılı geride bırakırken 45. hizmet yılına adım atıyor. Bir noktayı da özellikle sevdim editörüm: Arıpınar’ın “Tanrı yolumuzu açık etsin” sözüyle sizin “İyi ki TSA var” sözünüz birbirini tamamlıyor. Biri 44 yıl önce yola çıkaran insanın cümlesi, diğeri o yolun 38 yılına tanıklık eden insanın cümlesi. Haber şimdi bence çok daha doğru bir sıraya oturdu.