“KISA VADELİ BAŞARI HEDEFLERİ YERİNE UZUN VADELİ İNSAN YATIRIMI”
Sporu çiftçiliğe benzeten Gürsoy, sporcu yetiştirmenin sabır, emek ve süreklilik gerektirdiğini ifade ederek, “Spor bina yaparak değil, insan yetiştirerek büyür” dedi. Kısa vadeli başarı hedeflerinin uzun vadeli insan yatırımıyla desteklenmediği sürece kalıcı olamayacağını vurgulayan Gürsoy, spor ekonomisinin yalnızca harcama ve gelir dengesinden ibaret olmadığını; sporcunun antrenmanına, sağlığına, beslenmesine ve hayat güvencesine dönüşen bir yapı kurulması gerektiğini söyledi.
Engelli futbolunda yaşanan gelişmeleri örnek gösteren Gürsoy, doğru destek ve doğru yönlendirme ile sporun dünya çapında marka değeri üretebileceğini belirtti. “Madalyayı beton değil, sporcu kazanır” diyen Gürsoy, spor ekonomisinin merkezine sporcunun konulmadığı hiçbir modelin kalıcı başarı getiremeyeceğini ifade etti.
TSV’DEN ‘SPOR EKONOMİSİ VE OLİMPİZM’ PANELİ
Türk Spor Vakfı’nın 52. kuruluş yılı kapsamında düzenlenen “Spor Ekonomisi ve Olimpizm” paneli, Ataköy Olimpiyatevi’nde gerçekleştirildi. Panelde, sporun finansal yapısı, sponsorluk modelleri ve büyük organizasyonların ekonomik etkileri ele alınırken, sporun etik temelleri de vurgulandı.
İSTANBUL (TSA)-Türk Spor Vakfı’nın 52. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen panel serisinin ilk buluşması dün (10 Şubat 2026) Ataköy Olimpiyat Evi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Vakıf Başkanı Seyit Bilal Porsun’un açılış konuşmasıyla başlayan programın moderatörlüğünü Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kaya üstlendi.
Türk Spor Vakfı Başkanı Seyit Bilal Porsun, sporun yalnızca sportif başarılarla değil; ekonomik sürdürülebilirlik, etik değerler ve olimpik ilkeler doğrultusunda gelişmesi gerektiğini vurguladı. Kısa vadeli başarıların uzun vadeli planlama ile desteklenmediği takdirde kalıcı olamayacağını ifade eden Porsun, spor ekonomisinin artık bağımsız bir çalışma alanı olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Porsun ayrıca, sporun ruhunu oluşturan fair play anlayışının yalnızca saha içinde değil, yönetim ve ekonomi alanında da rehber ilke olması gerektiğini belirtti. Vakfın yarım asrı aşan kurumsal mirasının bu değerler üzerine inşa edildiğini söyleyen Porsun, panel serilerinin Türk sporunun geleceğine yön verecek bir fikir zemini oluşturmasını hedeflediklerini ifade etti.
Yıldız Holding Eski Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, sponsorluk kavramının doğru anlaşılması gerektiğini belirterek, sponsorluk ile reklamın birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Sponsorlukta esas olanın uzun vadeli strateji ve karşılıklı değer üretimi olduğunu vurgulayan Ülker, bir markanın destek verdiği yapıyla aynı hedefe yürümesi gerektiğini ifade etti. Ülker Spor Basketbol Takımı sürecini anlatan Ülker, her yıl final hedefiyle yola çıktıklarını ve bu hedefe ulaştıklarını belirtti. Ancak sporun sosyolojik yönünün de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Ülker, marka konumlandırmasının geniş kitleler açısından doğru zemine oturtulmasının önemine değindi.
Fenerbahçe ile birleşme kararının da stratejik bir değerlendirme sonucu alındığını belirten Ülker, spor yatırımlarında sürdürülebilirliğin ve doğru atmosferin belirleyici olduğunu söyledi.
Eski Milli Basketbolcu, TV program sunucusu Şükran Albayrak ise spor programlarının spor ekonomisi üzerindeki etkisine dikkat çekti. Medyanın yalnızca yayıncı değil, sporun ekonomik değerini şekillendiren bir aktör olduğunu belirten Albayrak, spor yayınlarının kulüplerin marka değerinden sponsorluk anlaşmalarına kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu ifade etti. Spor programlarının gündem belirleyici rolünün, sporcu görünürlüğünü ve yatırım iştahını doğrudan etkilediğini dile getiren Albayrak, özellikle kadın sporunun ve olimpik branşların medyada daha fazla yer bulmasının ekonomik sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği projeleri kapsamında yürütülen çalışmaların da sporun daha kapsayıcı ve dengeli bir ekonomik yapıya kavuşmasına katkı sunduğunu söyledi.
GÜRSOY: MADALYAYI BETON DEĞİL, SPORCU KAZANIR
Ekonomist Tuğrul Akşar, büyük spor organizasyonlarının ülkelere sağladığı ekonomik katkılar ile oluşturduğu maliyetlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası turnuvaların turizm ve marka değeri açısından fırsatlar sunduğunu belirten Akşar, asıl meselenin organizasyon sonrası kalıcı ekonomik kazanımların yönetilmesi olduğunu vurguladı. Akşar, sürdürülebilir planlama yapılmadığı takdirde büyük organizasyonların beklenen ekonomik etkiyi yaratamayabileceğine dikkat çekti.
GÖNÜL: SPOR EKONOMİSİNDE VERGİ DENGESİ KRİTİK
Ataköy Olimpiyatevi Turgut Atakol Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve yoğun katılımla izlenen panelin sonunda konuşmacılara teşekkür plaketleri takdim edildi. Türk Spor Vakfı Başkanı Seyit Bilal Porsun ve vakıf yönetim kurulu üyeleri panelistlere plaketlerini verirken, Türk sporuna katkılarından dolayı teşekkür ettiler.
Panel toplu hatıra fotoğrafının çekilmesiyle son buldu.